Bilebilir miyiz?

Bölümü oynat

Will Durant’a göre “Çağımızın en büyük sorusu komünizme karşı bireycilik, Avrupa’ya karşı Amerika, hatta Doğu’ya karşı Batı değil, insanın Tanrısız yaşayıp yaşayamayacağıdır.” Bu sorunun hepimizi etkileyen bir önemi vardır, çünkü bu sadece entelektüel bir egzersiz değil, hayati bir meseledir. Eğer Tanrı varsa, o zaman her şey değişir. Tanrı’nın varlığı devasa sonuçlar doğuracak ve Tanrı’yı yok saymanın, O’nu ihmal etmenin ya da reddetmenin bedeli ise ağır olacaktır. Peki ama Tanrı’nın var olduğunu gerçekten bilebilir miyiz?

Çoğu zaman düşünüldüğü üzere, böyle bir soru sormak bir karar vermeden öncekarşı konulmaz bir kanıt ya da belli türden bir ispat talep ettiğimiz anlamına gelir. Eğer Tanrı gerçekten varsa, kendisini bizim anlayacağımız bir şekilde bilim, sanat ya da felsefe yoluyla ifşa edeceğini ısrarla söyleyebilirsiniz. Ancak benim cevabım şu olacaktır; karar vermekte acele etmemeli, önyargılarımızı ve talep ettiğimiz koşulları bastırarak imaların götürdüğü yolu izlemeliyiz. Şimdi bir temel atmama izin verin.

Zamanın başlangıcından bugüne dek, insanların ezici bir çoğunluğu Tanrı’nın var olduğuna inanmıştır. Bu zorlayıcı bir argüman değil, her durumda açıklanması gereken bir gerçektir. Dahası pek çok bilim adamı ve filozof doğanın bir tasarım harikası olduğuna işaret eden güçlü kanıtlar tespit etmektedir. Karmaşıklık, düzen ve hayatın devamlılığını sağlayan etkenler tesadüfle açıklanamayacak kadar anlamlıdır. Çok beğendiğiniz bir film izledikten sonra o filmin tamamen şans eseri meydana geldiği söylenseydi, ilk yapacağınız şey herhalde bu şakaya gülmek olurdu! Güzellik, tasarım, ayrıntılar ve tutarlılık açık bir biçimde bu işin içinde bir zekanın yattığını ima eder. Eski bir ilahide söylendiği gibi, “Hiçbir şey hiçbir şeyden çıkmaz, hiçbir şey.” Doğayla, yaşamla ve kâinatın görkemiyle karşı karşıya gelmek bizi düşünmeye sevk eder ve çoğu kez biz de bir huşu duygusu uyandırır. Albert Einstein şöyle demiştir, “Kâinatın matematiksel kesinliği Tanrı’nın matematiksel zekasını ortaya koyar.” Elçi Pavlus ise Romalılar Mektubu’nda şöyle yazar, “Tanrı’nın görünmeyen nitelikleri -sonsuz gücü ve Tanrılığı- dünya yaratılalı beri O’nun yaptıklarıyla anlaşılmakta, açıkça görülmektedir. Bu nedenle özürleri yoktur.” (Romalılar 1:20)

Bildiklerimiz ve eldeki veriler tasarımı işaret etmektedir; düzen ve yaratıcılık bir Yaratıcı’nın varlığını ima etmektedir. Kutsal Yazılar’da Tanrı, kutsal ve kişilik sahibi bir Varlık olarak tanıtılmaktadır. Peki Tanrı’yı tanıyabilir miyiz? Mezmur yazarı “Tadın da görün, RAB ne iyidir” (Mezmur 34:8) diyerek insanları Tanrı’yı tanımaya davet etmektedir. Pavlus bir kez daha Romalılar’a şöyle yazar, “İnsan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur.” (Romalılar 10:10) Tanrı soyut bir fikir, felsefi bir kavram ya da bir argüman değildir. O yaşamın ve her şeyin Rabbidir; kendisini alçaltan her insan O’nu tanıyabilir. İman etmek yaşayan Tanrı’yla yeni, gerçek ve etkin bir ilişkinin başlangıç noktasıdır. Yaratılışta görülen, vicdanda hissedilen, İsa’da açıklanan, tanıklarca doğrulanan ve Kutsal Yazılar’da tarif edilen Tanrı, tövbe ve iman sayesinde bahşedilen Kutsal Ruh’daki yaşam yoluyla pratik olarak tanınabilir. Tanrı’nın gerçekten var olduğunu bilebilir miyiz? Bu sorunun cevabının evet olduğuna inanıyorum; ancak bu bilgiye kendi öngördüğümüz koşullar içinde değil, Tanrı’nın koşulları dahilinde erişebiliriz ve Rab dilerse bir gün O’nu tam olarak bilecek ve göreceğiz.

Yazar: Stuart McAllister
Çeviri: Senem Ekener

Admin
Tarafından yayımlandı
Admin
Tartışmaya katılın

More from this show

Bölüm 198

Gerçek Mucize

Hristiyan olduktan sonra imanlıların tanıklıklarını paylaştıkları birçok video izledim. Videolardaki kişilerin başından mucize denebilecek...

Bölüm 197

Kaygı Tuzağı

“O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter.” (Matta 6:34) Bu ayet sıkça tekrar ettiğim...

Bölüm 194

Uygulayıcı Olmak

İncil’deki Yakup Kitabı’nda şöyle bir ayet vardır: “Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne...

FideCultura

Recent posts

Bölüm 189