Birtakım insanlar için alçak gönüllülük konfor alanında gerçekleşen bir tutumdur. Çünkü bir tehdit hissedilmediğinde iyiyi seçmek kolaydır. Örneğin, bir konuda takdir görüldüğünde, bu takdiri küçük bir gülümsemeyle kabul etmek ne kadar zor olabilir ki? Övünç dolu sözler karşısında alçak gönüllü olmak zahmetsizdir. Ayrıca ispatlanmış başarıya gösterilen önem, başarılı olan kişi için yeteri kadar tatmin sağlar. Aslında bu davranışlara bakıldığında ‘Ne kadar alçak gönüllü bir davranış!’ gibi bir övgü için bile eyleme geçilebilir. Yani tutum, olması gereken yerden çok ötede bir yerde konumlanır. Alçak gönüllülük plan doğrultusunda yapılan bir davranıştır ve anılmak istenen etikettir.
Faydacı insanlar herhangi bir tutumun kendisi için ne kadar yararlı olduğunu düşünüp bu davranışta bulunur. Zamanlamaları da aynı faydacı zihnin ürünüdür. O günün şartları neyse onlar için doğru odur. Hırsları beslenmek ister. İyi davranışlar kendi hırslarını doyuracak gıdaya dönüşür. Akıllarının yettiğince zehirleyebildikleri her şey, kendi yaşam standartlarının parçasıdır.
Ayrıca sadece kendi menfaatini düşünmeyen, alçak gönüllülük gösteren insanlar da vardır. Davranışlarını içine sindirmiş, temiz karakterli iyi kişiler haricinde bu kişiler için eylemde bir sorun yoktur. Doğru bildiklerini hayata uygularlar. Kibirden uzak davranışları uygulama konusunda zorluk çekmezler. Fakat düşünsel olarak bir bilinmezlik içinde olabilirler. Kendi öz değerlerlerinin zayıflığından ötürü mü alçak gönüllü olmanın doğru olduğunu hissediyordurlar? Yoksa muhatap oldukları kişileri kendilerinden üstün gördükleri için mi? Hangi travmalara sahiplerdir? Alçak gönüllülük hayatlarının vazgeçilmez tutumu olması onlar için bir yük müdür, bir mutsuzluk sebebi midir?
O zaman alçak gönüllülük kibir karşısında galip gelmiş bir kişinin davranışı olarak tanımlanamaz. Bu başka bir kötü tohumun sonucudur. Esenlik getirmez. Hatta bu davranış tedavi gerektirecek bir durumu maskeleyebilir.
Benzer tutumlar farklı niyetteki kişilerde ortaya çıkabilir: Alçak gönüllü insanlar, alçak gönüllülüğü kişisel tatmin ve çıkar için kullananlar, iç dünyalarındaki karmaşa yüzünden istemsiz bir zorunluluk olarak alçak gönüllü olanlar… Peki, Hristiyan bakış açısında alçak gönüllülük nedir?
Ben her zaman Kutsal Kitap öğretilerini uygulayıcı olarak benimseyen kişilerin içlerinin rahat olduğuna inanırım. Bu aslında dürüst birinin, seneler önce birine ne dediğini hatırlamasına gerek duymaması gibi bir durumdur. Ne dediğini hatırlamasına gerek yoktur, çünkü zaten doğruyu söylemiştir. Yalan söylediğinde birçok cevabı hatırlamak zorunda kalacaktır. Kime ne dediğini, menfaati için neler yaptığını hep hatırlamak zorunda kalacaktır, ama dürüst kişinin bunlara ihtiyacı yoktur.
Benzer olarak imanlı bir kişinin tek bir yörüngesi olduğu için kafasının karışmasına gerek yoktur. Hangi menfaati ne zaman kollayacağını düşünmek zorunda değildir. Sonsuz sağlayıcı Rab’de bütün ihtiyaçları karşılanacaktır. Etrafını kaplayan zehirlerden kurtulabilir. Çünkü toplumsal zehirlenmeden kaçabileceği ve Rab’bin hizmetinde olacağı kilise vardır. Doğrudan ilişki kuracağı için tövbe edeceği Tanrı’sı, Kutsal Ruh’ta biçimlenmiş duaları vardır. Rab’bin gösterdiği yol berrak ve açıktır. Her sorunun cevabını bulabileceği Kutsal Kitap’ı vardır, cevapsız kalmaz. Hal böyleyken, gündelik küçük maceralarda sahte davranışlar içinde gelgitler yaşamak fazlasıyla gereksizdir.
Ayrıca yukarıda bahsettiğim çeşitli yaralara sahip olduğu için alçak gönüllü olan kişiler de Rab’de tedavi bulabilirler. İmanlı hayat kendi içimize doğru yolculuğa çıkmamızı sağlar. Toksik kısımların onarılması için farkındalık geliştirmeyi mümkün kılar. İsa Mesih takipçisi olduktan sonraki yeni bir insan olma evresine geçmek böyle bir şeydir. Derindeki olayların yüzeye çıkması ve bunların işlenmesi tam kalıcı tedavinin önünü açar. Yöntem ne olursa olsun; tövbe, dua veya uygun bir terapi yöntemi ile sorunun çözümüne niyet edilir. Artık geçmişlerindeki kötü deneyimler davranışlara yön vermez. Bu deneyimler tedavi edilmek üzere işlenir.
“Bunun için, her türlü pisliği ve her tarafa yayılmış olan kötülüğü üstünüzden sıyırıp atarak, içinize ekilmiş, canlarınızı kurtaracak güçte olan sözü alçak gönüllülükle kabul edin.”(Yakup 1:21) Bu ayette de net bir şekilde pislik ve kötülükten arınmış olmanın öneminden bahseder. İmanlı hayata başlamak ve bu hayatı sürdürmek için içsel temizliğin gerek olduğu ortadadır.
Hristiyan alçak gönüllülüğün çıkış noktası Tanrı’nın bizzat kendisidir. Lütufta bunu görürüz. Söz’ün insan olup aramızda yaşamasında bunu görürüz. Çarmıhta bunu görürüz. İsa’nın havarilerinin yaşamında, kilise babalarının hayatlarında bunu görürüz.
Tanrı her zaman bu gördüklerimizi kalbimize işlesin.
Amin.
Yazar: Himmet Keçici